
Bir süredir farklı bir ülkede kalmış biri olarak, farklı milletlerden insanların bir arada yaşaması fikrine alışmış bulunmaktayım. Daha önceden ise bu benim için bir rüyaydı diyebilirim. Üstelik tüm bu insanlar ile İngilizce dışında ortak bir dili paylaşmak anlatılamaz bir keyifti. kim olursanız olun ya da nereden gelmiş olursanız olun, paylaşacak ortak fikirler ve zevkler bulmanın mümkün olduğunu görünce, bırakın kendi ülkenizi, bütün dünyanın çığlık çığlığa "Biz aynıyız ırk, din, dil ve renk ayrımı olmadan biriz" diye bağırdığını duyabilirsiniz. Bir değil, iki değil, onlarca milletten insan ile bir araya gelip İspanyolca konuşmak, deneyimlerini anılarını dinlemek, birbirinin ufkunu açmak kadar büyük bir ödül yoktur bence.

Türkiye, İspanya, Endonezya, Çin, Japonya, Amerika, İtalya, Brezilya, Almanya, Hollanda, Fransa, Ukrayna, Belçika vs. Her biri kendi kültür özelliklerine, diline ve yaşam alışkanlıklarına sahip ülkeler, ama bir Japon "Biz büyüklerimize çok saygılıyızdır" dediğinde, diğerlerinin "Biz de" değini duymak; Amerikalı bir arkadaş ailesini anlatırken, bizimkine ne kadar benziyor demek; İtalya'nın özel bir yemeğinden bahsedilirken, "Biz de bunu bu şekilde yapıyoruz" demek, "Aslında hepimiz aynıyız" demenin bir başka yolu bence. Veya bir İspanyol'un sıcakkanlılığına aynı ölçüde cevap verebilmek ve onunla birlikte Almanların yaptıklarına "Hayır, biz bunu farklı yapıyoruz'' cümlesini beraber kurabilmek, size şu inancı sağlıyor: "Bu kadar farklı kültürle bir arada yaşayabiliyor, bu kadar farklı kültürü bir araya getirebiliyorsam, başaramayacağım ne var ki!" Hepsinden bir kelime öğrenmek bile nefis
bir deneyim.
Hep mi aynıyız? Hayır, elbette bazen hayranlıkla, bazense garip ifadelerle dinlediğim farklılıklar da var. Zaten bizi biz yapan bu farklılıklar değil mi? Hayatımda hiç duymadığım yaşam öyküleri, Dünya'ya olan ilgimi ve merakımı arttırıyor. Daha fazla görmek, daha fazla okumak ve daha fazla bilmek adına birer kıvılcım sanki hepsi. En güzeli de ne biliyor musunuz? Türkiyeliyim dediğinizde soracak bir sürü şeylerinin olması. İstanbul, İslam, kahve, yaşam şekli. Hepsi birer merak konusu. Hele ki İstanbul'u görenler yok mu? İstanbul'u onlardan dinlemek, tekrar hayran olmanız için bir sebep. Boğazı, tarihi yarım adayı, geceleri ve gündüzleri bir de onlardan dinleyin.

